| |||||||||||
| Anasayfa | DISK'e bagli Sendikalar | Iletisim | Sendikamizdan | Yasal Uyari | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | |||||||||||
AramaEn Çok Okunan Haberler
|
Tekmil Yürek OlmakAnadolu da bu duygu yogunlugunu anlatmak için "tekmil yürek olmusum" derler.
Insan vücudunun %60’i si derler. Bu suyun sanki bütün kanalciklardan toplanip disari fiskirmak üzere göz bebeklerimize saldirdigi anlar yasamisizdir mutlaka. Konusamazsiniz, salt yutkunarak dizginlemeye, saklamaya çalisirsiniz. Ama çabaniz bosunadir. Gözleriniz artik birer selale oluverir. Insan oldugumuzu hissettigimiz anlardir bu anlar. Eksilmez artarsiniz. Anadolu da bu duygu yogunlugunu anlatmak için “tekmil yürek olmusum” derler. 9 yil önce serin bir ege baharinda Bergamalilar yüksek dag köylerinden, küçük guruplar halinde, ellerinde kendi yaptiklari mesaleleri henüz yakmadan sessizce toplaniyorlardi. Köylüler çam köy üzerinden Ovacik’a yürüyüs basladigi zaman günes henüz batmisti.. Altin madeninin önüne vardiklarinda mesaleler yanmis, küçük guruplar birlesip büyüyerek sel olmustu. Köylülerin baskin eyleminden haberdar olamayan az sayidaki jandarma, insan selinin Izmir yoluna ulasmasini engellemek için beyhude çabaliyordu. Köylü önderin Oktay Konyar’in davetiyle katildigim eylem, gece boyunca süren bir sölendi adeta. Bir ara dayanamayip gözlerimi ve yufka yürekliligimi köylülerin bakislarindan saklamaya çalisarak yanimdaki zeytin agacina dayandim. Yasli bir köylü gelip boynuma sarilinca yaslarimiz bir birine karisti artik dizginleyemiyordum… Ayni köylüler Bergama’dan Çanakkale’ye yürürken de bazen bir ninenin ayagindaki yirtik naylon terlik, bazen molada açilan çikinlardan yenen zeytin ekmek, paylasilan tütün, pinarlar olusturuyorlardi gözlerimizde. Ama anlatmaya çalistigim o degil. Bu baska bir sey. Bütün damarlarinin, duyargalariniz açilip hakli, kararli bir kitlenin tek tek bütün bireylerinin gücünün toplamina ulastigimizi, onlarla bütünlestigimizi “tekmil yürek oldugumuzu” hissettirmekten söz ediyorum. 16 Haziran sabahi, zayif bedenleri, çökük avurtlari, kirli sakallariyla; yüzlerinde arkadas, kardes ogul acisi; gözlerinde kararliliklari, sikili yumruklarinda bilinçli öfkeleriyle tersane isçileri yolu kapattigi zaman ayni duyguyu yasadim. Sanki ege daglarindan sel olup akan köylüleri de aralarina almis, ülkemin umudu geliyordu. Benimle birlikte binlerce isçi, sendikaci aydin, örgenci meydanda Limter-is pankarti arkasindaki isçilerle bulustugunda iste “tekmil yürek olmustuk” bulusmayla açiga çikan bu güçlü enerji söz oldu döküldü dillerden. Onca saldiriya, hukuksuzluga ragmen ülkeye egemen olan sessizligi yirtip parçalayan bir çiglik oldu. Tuzla isçisinin “makûs talihini” yendi. Ülkenin her tarafinda emekçilerin mücadelelerine güç katti. Yasamlarini yitiren 100 tersane isçisine ulasan yankisi eminim hala çinliyordur tuzla varoslarinda… 16 Haziran 2008’de yeniden bir milat yarattiniz. Çürütülmeye çalisilan, yozlastirilan sendikal mücadelenin yüz aki oldunuz. Bu kardesligi dayanismayi bizlere de tasiyip yasattiniz. Evet, söylediginiz gibi: “ artik hiç bir sey eskisi gibi olmayacak.” Çok yasayin tersane isçilerinin yürekli önderleri. Bahadir Altan KAPTAN PILOT/ HAVA-IS ISYERI TEMSILCISI
Yazdyrylabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
|
Son Dakika Haberleri |
|||||||||
|
© 2005-2007 Tüm Haklari Saklidir Altyapy: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||