Limter Is
Anasayfa | DISK'e bagli Sendikalar | Iletisim | Sendikamizdan | Yasal Uyari | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

Arama


Gelişmiş Arama

Tuzla'dan Bursa'ya İş Cinayetleri Her Yerde

Kapitalizmin aşırı kar hırsı işçilerin örgütsüzlüğü bu seferde Bursa'da 19 işçi kardeşimizin ölümüne neden oldu.

Kategori  Kategori : Sendikamizdan
Yorumlar  Yorum Sayysy : 0
Okunma  Okunma : 451
Tarih  Tarih : 17 Aralık 2009 18:04

Tuzla’dan Bursa’ya

İş Cinayetleri Her Yerde

 

Kapitalizmin aşırı kar hırsı işçilerin örgütsüzlüğü bu seferde Bursa’da 19 işçi kardeşimizin ölümüne neden oldu.

Bursa’nın Mustafa Kemalpaşa ilçesi Alpagut köyü yakınlarında meydana gelen "grizu" patlaması sonucu 19 madenci iş cinayetine kurban gitmiştir.

DİSK/Limter-İş sendikası olarak 19 madenci kardeşimizin ailesine ve yakınlarına baş sağlığı diliyoruz.

Tersanelerden, Davutpaşa’ya, tekstilden, metale, inşaatlardan, madenlere vahşet diyebileceğimiz iş cinayetleri bir birini izliyor. Yaşanan iş cinayetlerinden birinci derecede sorumlu olan devlet ve hükümet yetkililerinin tavrı ise bir iki göstermelik tutuklamanın ve her zaman olduğu gibi beylik lafların ve vaatlerin ötesine geçmiyor.

Felaket geliyorum demesine rağmen gerekli önlemlerin alınmaması neticesinde 19 işçi arkadaşımız bile bile ölüme gönderilmiştir. Bu bir cinayet değil de nedir?

Sıradan iş güvenliği tedbirleri gereksiz maliyet olarak görülürse iş cinayetleri biter mi? 

En son Bursa’da maden ocağında olduğu gibi gaz ölçümlerinin yapılmadığı, öte yandan denetimlerin olmadığı, esnek üretim ve taşeronlaşmanın yaygınlaştırıldığı ve iş cinayetinin sorumlularına verilen cezalar ödül gibi olursa, hükümet ve Çalışma Bakanı patronların belini sıvazlarsa iş cinayetleri biter mi?

Hükümet her seferinde kapatmalarla sorunu çözmeye çalışıyor.

Oysa yapılması gereken Maden ocağını işleten patronun taammüden adam öldürmekten cezalandırılıp İSİG (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği) ne dair eksiklikleri giderilerek tıpkı sendikamızın  Tuzla tersanelerine dair talebi olan bağımsız izleme ve inceleme komisyonunun kurulması gerekirken, en sıradan ve basit yönteme baş vurulmuştur. Maden ocağı kapatılarak işçiler mağdur edilip cezalandırılmıştır.

Yöntem hep aynı, tıpkı Tuzla tersanelerinde olduğu gibi, sıradan, basit ve göz boyamanın ötesine geçmiyor. Geçtiğimiz yıllarda tersane kapatmalar nasıl ki göz boyamanın ötesine geçmediyse, işçiler hala ölmeye devam ediyorsa, 19 madenciye mezar olan maden ocağının altı ay kapatılması da hiçbir şekilde çalışma koşullarının olumlu yönde değişmesine hizmet etmeyecektir. Altı ay sonra kaldıkları yerden devam edecekler, ta ki daha büyük faciaya kadar.

Yalnızca Zonguldak’ta iş cinayetine kurban giden işçi kardeşimizin sayısı 3500’ün üzerindedir. Bu ölümler karşısında acaba bakanlık ve ya yetkililer ne yapmıştır. 19 işçi kardeşimizin ölümünü yine teknik eksiklikler olarak mı açıklanacak. Yine ölüme sebiyet veren patronlar ellerini kollarını sallayarak dolaşacaklar mı? Yine “aman sektöre zarar vermeyelim” mi diyeceksiniz?

Balıkesir’de 2006 yılında 17 madencinin ölümünden sonra “Bunlar maalesef madencilikte olagelen kazalar. Maalesef, bu madenciliğin tabiatı icabı olabiliyor” diyen AKP Hükümetinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler hükümetin tavrını ortaya koymuştur.

Tuzla tersanelerinde yıllarca iş cinayetlerine karşı mücadele eden sendikamızın taleplerini görmezden gelen hükümet ve çalışma bakanlığının tavrı madenlerden hiç farklı değildir.

Sorun ve sorunlar ancak sorunun muhataplarıyla çözülebilir.

Hükümette tıpkı patronlar gibi işçi temsilcilerini, sendikalarını bay pas etmeye devam ettiği müddetçe sorunları bırakalım çözmeyi ancak ve ancak kangrene çevirir. Tıpkı Tuzla’da, Davutpaşa’da Bursa’da olduğu gibi.

Yazdyrylabilir Sayfa Yazdyrylabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Sendikamizdan

En Çok Okunan Haberler

Son Dakika Haberleri

© 2005-2007 Tüm Haklari Saklidir
RSS Kayna?y | Yazar Giri?i

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi